Çukurova ve Teselya'da iklim uyumu: kuraklık, sıcak dalgaları ve seller
Kozan ile Larissa farklı ülkelerde, ama iki ovanın üreticisi aynı soruyla uğraşıyor: su ne zaman, ne kadar ve hangi biçimde gelecek? Bir yıl barajlar dibe iniyor, bir başka yıl tarlalar haftalarca su altında kalıyor. Bu yazıda Teselya'da Eylül 2023'te yaşanan Daniel fırtınasını ve Çukurova'daki son kurak dönemi resmi ve bilimsel kaynaklara dayanarak özetliyor, ardından üreticinin kendi işletmesinde atabileceği adımları sıralıyorum.
Akdeniz neden bir iklim sıcak noktası
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) altıncı değerlendirme raporundaki Akdeniz bölümüne göre bölgede yüzey sıcaklığı sanayi öncesi döneme göre 1,5°C artmış durumda ve aşırı sıcak olayları da buna paralel olarak çoğalmış. Kuraklıklar, özellikle havzanın kuzeyinde, daha sık ve daha şiddetli hale gelmiş. Projeksiyonlar aynı yönü gösteriyor: emisyon senaryosuna bağlı olarak yağışın çoğu bölgede yüzde 4 ile 22 arasında azalması, havzanın kuzeyinde ise aşırı yağış olaylarının artması bekleniyor [5]. Yani aynı bölge hem daha kurak hem de ani sağanaklara daha açık hale geliyor. Raporda Teselya ayrıca anılıyor: Yunanistan'ın en büyük tarım bölgesinde sulama suyunun yüzde 70'i yeraltından çekiliyor ve bölge su stresi altında [5].
Eylül 2023: Daniel fırtınası Teselya'da
Daniel fırtınası 3-8 Eylül 2023 arasında orta Yunanistan'a rekor düzeyde yağış bıraktı. Hakemli bir çalışmaya göre uydu yağış verileri Volos, Larissa ve Trikala'da toplam yağışın 600 milimetreyi aştığını gösteriyor; radar görüntülerinden türetilen su baskını alanı yaklaşık 1.150 kilometrekareydi ve bunun yaklaşık 820 kilometrekaresi Pinios nehri boyunca Teselya ovasında bulunuyordu [1]. Teselya Bölgesi'nin tarımsal kalkınma planı da Pinios havzasına toplam 3,7 milyar metreküp yağmur suyu düştüğünü, bunun yaklaşık 3 milyar metreküpünün 5-6 Eylül'deki 48 saat içinde geldiğini belirtiyor [4].
Tarımda en ağır darbeyi pamuk aldı. Aynı çalışma, Teselya ovasında yaklaşık 282 kilometrekare pamuk tarlasının su altında kaldığını ve bunun ovadaki toplam pamuk alanının yüzde 30,5'i olduğunu hesaplıyor; sert buğdayda su altında kalan alan 57,5 kilometrekareydi. Su basan hayvancılık işletmelerinde yaklaşık 21.490 koyun ve keçi, 14.161 kanatlı, 6.031 domuz, 918 sığır ve 9.915 arı kovanı etkilendi [1]. Yazarlar bu sayıların yalnız su basan alandaki işletmeleri kapsadığını, hastalık ve yem sıkıntısı gibi sonraki etkilerle gerçek kaybın daha yüksek olabileceğini de not ediyor. Bölgesel plan ise arıcılıktaki kaybı daha geniş bir çerçevede, başka bölgelerden gelen kovanlar dahil 110 bin kovan olarak veriyor; bunların 50 bini Teselyalı arıcılara aitti [4].
Yunan makamları doğrudan zararı toplam 2,3 milyar avro olarak tahmin etti; felakette 17 kişi hayatını kaybetti. Avrupa Komisyonu, AB Dayanışma Fonu'ndan Yunanistan'a yaklaşık 101,5 milyon avroluk katkı önerdi [2].
Karla çevresi: aylarca çekilmeyen su
Selin en uzun süren izi Larissa'nın doğusundaki Karla havzasında kaldı. Bölgesel plana göre Gyrtoni yakınlarındaki set yıkılmalarıyla Karla'ya yüz milyonlarca metreküp su aktı, yaklaşık 140 bin dekar tarım arazisi su altında kaldı ve suyun tamamen çekilmesinin 1,5-2 yıl sürebileceği öngörüldü. Plan bu su kütlesinden "yeni Karla gölü" diye söz ediyor ve onu hem sulama hem taşkın tahliyesi için bir rezervuar olarak kullanmayı öneriyor [4]. Copernicus Acil Durum Yönetim Servisi, Yunanistan Kırsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı için hazırladığı haritada, selden yaklaşık üç ay sonra, 18-19 Aralık 2023 uydu görüntülerinde Karla gölünün kuzey ve kuzeybatısında yaklaşık 10 bin hektarın hâlâ su altında olduğunu tespit etti [3].
Çukurova'da diğer uç: kuraklık
Sonraki iki yılda Çukurova'nın gündemi suyun fazlası değil azlığıydı. Anadolu Ajansı'nın Devlet Su İşleri (DSİ) 6. Bölge Müdürlüğü verilerine dayanan Mart 2026 haberine göre Kozan Barajı'nın doluluğu 2025'te yüzde 14'e kadar düşmüştü; 2026'nın ilk aylarındaki yağışlardan sonra yüzde 60'a çıktı. Seyhan Barajı'nda doluluk bir önceki yılın mart ayındaki yüzde 65'ten yüzde 82'ye, Nergizlik Barajı'nda yüzde 29'dan yüzde 93'e yükseldi [6]. Bu toparlanma sevindirici, ama IPCC'nin Akdeniz için çizdiği tablo kurak yılların seyrek bir istisna olmaktan çıkacağını gösteriyor: yağmur beslemeli ürünlerde bazı yerlerde verimin yüzde 64'e kadar düşebileceği, sulama ihtiyacının ise havzanın kuzeyinde yüzde 25, güneydoğusunda iki kat artabileceği belirtiliyor [5]. Sulu tarımın barajlara, kuru tarımın ise doğrudan yağışa bağlı olduğu düşünülürse bu iki risk birlikte yönetilmek zorunda.
Üretici için uyum önlemleri
Suyu daha verimli kullanmak
IPCC değerlendirmesine göre yüzey sulamadan daha verimli tekniklere geçiş Akdeniz genelinde su kaynaklarında yaklaşık yüzde 35 tasarruf sağlayabilir. Aynı rapor önemli bir uyarı da yapıyor: iyi planlanmayan damla sulama destekleri ve yatırımları, yeraltı suyunun sürdürülemez biçimde kullanılmasına ve tarımın aşırı yoğunlaşmasına yol açabiliyor [5]. Teselya planı, Pinios havzasındaki 33 bin sondaj kuyusundan ve bunların önemli bir kısmının pompaj maliyetleri yüzünden kapandığından söz ediyor [4]. Yeraltı suyuna bu ölçüde bağımlılık, tasarrufun alan genişletmeye değil toplam su çekimini azaltmaya gitmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.
Çeşit, ekim takvimi ve toprak
IPCC'nin saydığı tarımsal uyum seçenekleri arasında ürün çeşitlendirmesi, ekim takviminin değişen koşullara göre kaydırılması ve yeni koşullara uygun çeşitlerin kullanımı var. Malçlama, sıfır ya da azaltılmış toprak işleme gibi toprağın su tutma kapasitesini artıran uygulamalar da aynı listede yer alıyor [5]. Hangi uygulamanın kendi toprağınıza uyduğunu il ya da ilçe tarım müdürlüğü ve üniversitelerle birlikte küçük deneme parsellerinde görmek en güvenli yol.
Sıcak dalgalarına karşı
Meyve bahçelerinde gölge filesi ya da kaolin kil uygulaması gibi seçenekleri, hangi tür ve çeşitte işe yaradığını gösteren yerel deneme sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek gerekir. Hayvancılıkta IPCC, sıcak dalgalarına bağlı ölümlere karşı daha dayanıklı genetik kaynakların seçilmesini uyum seçenekleri arasında sayıyor; raporda yaz sıcaklarının hayvan sağlığı, hastalık sıklığı ve döl verimi üzerindeki olumsuz etkisi de vurgulanıyor [5].
Sel riskini planlamak
Teselya planı, Daniel'deki yıkımın yalnız yağıştan değil, bakımı yetersiz setlerin birçok noktada yıkılmasından da büyüdüğünü yazıyor. Çözüm olarak yarı dağlık alanlarda barajlar, setlerin yükseltilip güçlendirilmesi, taşkın yatağındaki engellerin kaldırılması ve fazla suyun kontrollü biçimde göletlere ya da önceden belirlenmiş tarım arazilerine yönlendirilmesi öneriliyor. Plan, bu tür arazilerde üreticinin gelir kaybını karşılayacak yeni finansman araçlarına ihtiyaç olduğunu da vurguluyor [4]. Tek bir üretici set yapamaz; ama köy, kooperatif ya da sulama birliği düzeyinde taşkın yatağındaki tarlalar, drenaj kanallarının bakımı ve tahliye planları konuşulabilir. Büyük afetlerde Copernicus gibi uydu tabanlı haritalama servislerinin kamu kurumlarına sağladığı taşkın haritaları da iyileştirme önlemlerinin planlanmasında kullanılıyor [3].
Sigorta ve erken uyarı
Türkiye'de devlet destekli tarım sigortaları TARSİM üzerinden yürüyor. Köy bazlı verim sigortası, Bakanlığın kayıt sistemlerine kayıtlı kuru tarım alanlarında buğday, arpa, nohut, mercimek ve yağlık ayçiçeği gibi ürünlerde kuraklık, don, sıcak rüzgar ve sıcak hava dalgasının köy genelinde yol açtığı verim kaybını köyün eşik verimine kadar teminat altına alıyor; sel ve su baskını ise bu sigortanın dışında, "dolu paketi" adı verilen teminat grubunda yer alıyor [7]. Yunanistan'da bitkisel ve hayvansal üretimin sigortası kamu kurumu ELGA üzerinden yürüyor. Avrupa Komisyonu'nun 2011 tarihli bir kararında aktarılan yasal çerçeveye göre ELGA sigortası zorunlu; sel, fırtına, don, dolu, yüksek sıcaklık ve kuraklık gibi doğal riskleri kapsıyor ve tarım ürünlerinin alım satımından alınan özel bir sigorta katkısıyla finanse ediliyor [8]. Kapsam ve koşullar değişebildiği için poliçeyi ekimden önce güncel tarife ve genel şartlarla birlikte kontrol etmek gerekiyor. Erken uyarı için de Türkiye'de Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün, Yunanistan'da ulusal meteoroloji servisinin uyarılarını sulama birliğinin su dağıtım duyurularıyla birlikte takip etmek iyi bir alışkanlık.
Sahada ilk adımlar
- Sulama birliğinizin ya da DSİ'nin sezon başı su planını öğrenin ve ekim planınızı olası su kısıtına göre kurun.
- Damla ya da yağmurlama sulamaya geçiyorsanız hedefi toplam su çekimini azaltmak olarak koyun, sulanan alanı büyütmek olarak değil.
- Tarlanızın taşkın yatağına ve set hattına uzaklığını haritada kontrol edin; drenaj kanallarının bakımını köy ya da birlik düzeyinde gündeme getirin.
- Kuru tarımda köy bazlı verim sigortasının, sulu tarımda sel ve dolu teminatlarının kapsamını ekimden önce sigorta şirketinizle gözden geçirin; Bakanlık kayıt sistemlerindeki bilgilerinizi güncel tutun.
- Yeni çeşit ya da ekim tarihi denemesini önce küçük bir parselde yapın ve sonuçları komşu üreticilerle paylaşın.
- Hayvancılıkta yaz gelmeden gölgelik, havalandırma ve içme suyu kapasitesini gözden geçirin.
Kozan ve Larissa'nın deneyimi birbirini tamamlıyor: biri suyun azlığını, diğeri fazlasını yaşadı. Platformdaki çiftçi, KOBİ ve uzman ağı, bu deneyimleri iki bölge arasında paylaşmak için iyi bir zemin.
Kaynaklar
- He, K. ve diğerleri, Brief communication: Storm Daniel flood impact in Greece in 2023: mapping crop and livestock exposure from synthetic-aperture radar (SAR), Natural Hazards and Earth System Sciences 24, 2375-2382 (2024)
- Avrupa Komisyonu, COM(2024) 325 final: AB Dayanışma Fonu'nun İtalya, Slovenya, Avusturya, Yunanistan ve Fransa'ya yardım için harekete geçirilmesine ilişkin karar önerisi (2024)
- Copernicus Acil Durum Yönetim Servisi, EMSN184: Flood in Thessaly Region, Greece (2023)
- Teselya Bölgesi (Περιφέρεια Θεσσαλίας), Σχέδιο Γεωργικής Ανάπτυξης Θεσσαλίας / Teselya Tarımsal Kalkınma Planı (2024)
- IPCC, Altıncı Değerlendirme Raporu II. Çalışma Grubu, Cross-Chapter Paper 4: Mediterranean Region (2022)
- Anadolu Ajansı, Adana'da yağışlar barajların doluluk oranını artırdı (DSİ 6. Bölge Müdürlüğü verileri, 25 Mart 2026)
- TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu), Köy Bazlı Verim Sigortası: sigorta kapsamı ve sigortalanan tehlikeler
- Avrupa Komisyonu, 2012/157/AB sayılı Karar: Yunanistan Tarım Sigortaları Kurumu (ELGA) tarafından 2008 ve 2009'da yapılan tazminat ödemeleri (7 Aralık 2011)